Ana Sayfa | Kurumsal Bilgiler | Genel Bilgiler | İletişim | Site Haritası | Sitede Ara | Bilgi Edinme | Etik Komisyon
Bilimsel ve askeri çevreler ile hava ve deniz ulaştırmacılığı gibi değişik sektörlerde kullanılan saat sistemidir. Aşağıdaki tanımlamaların her üçü de bu saat sistemini tanımlamak için kullanılır.
Son yıllarda oluşan uluslararası ortak görüş sonucu artık yaygın olarak genellikle UTC kısaltması kullanılmaktadır.
Bu saat sistemine göre standart zaman için başlangıç için İngiltere Greenwich'de bulunan ve sıfır derece boylamının geçtiği kabul edilen Kraliyet Gözlemevi temel alınır. Yerel amaçlı olan bazı özel durumlar dışındaki tüm meteorolojik çalışmalar, diğer birçok bilimsel çalışmada olduğu gibi UTC saat sistemine göre yapılmaktadır.
Kurumumuz tarafından sektörel amaçlı hizmetler için hazırlananlar dışındaki tüm ürünlerimizde mümkün olduğunca ülkemizde kullanılan yerel saat kullanılmakta ya da UTC saat sistemi yerel saate dönüştürülmektedir. Ancak uydu ve radar görüntüleri ile sayısal model ürünleri gibi uluslararası ortak çalışma gerektiren ürünlerde UTC saat sistemi kullanılmaktadır.
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de meteorolojik gözlemler bu iş için eğitilmiş personel ya da otomatik gözlem istasyonları tarafından yapılmaktadır. Ölçülen Değerler (Son Değer, En Yüksek Değer, En Düşük Değer gibi) olarak kamuoyunun kullanımına sunulan tüm gözlemler de bu yöntemlerden biri ile yapılmaktadır. Bilimsel amaçlı değerlendirilecek tüm meteorolojik gözlem ürünleri bir dizi kalite kontrolünden geçtikten sonra kullanılmaktadır. Ancak güncel durum bilgisi olarak kullanılan kimi meteorolojik parametre, sağlandığı şekli ile olduğu gibi kullanıcıları sunulabilmektedir. Mümkün olduğunca doğru değer sunmak için çalışılmasına rağmen zaman zaman gerek insan hatası gerekse otomatik sistemlerdeki teknik arızalar nedeni ile hatalı değerle karşılaşılma ihtimali bulunmaktadır.
UV İndeks; gün içerisinde, güneş tam tepede iken yer yüzeyine ulaşması beklenen ve insan sağlığına zararlı olabilecek UV radyasyon miktarının, 0’dan 15’e kadar uzanan bir ölçek üzerinde sınıflandırılmasına 'UV İndeksi' denir. 1 UV I = 0.025 W/ m2’dir.
| Ultraviyole İndeks Değeri ve Derecesi | ||
|---|---|---|
| Ultraviyole İndeks Değeri | Ultraviyole İndeks Derecesi | Anlamı ve Alınması Gereken Önlemler |
| < 2 | DÜŞÜK (LOW) | Ultraviyole indeks değeri 0 ile 2 aralığında ise; bu güneşin ultraviyole ışınlarının asgari değerde zararlı olduğunu gösterir. Beyaz, kırmızı saçlı ve çok açık tenli hassas cilt yapısına sahip insanlar dışında, genellikle pek çok kimse, güneşin ekstrem değerlere ulaştığı saat 10.00 – 16.00 arasında ve bu indeks değerlerinde yanmaksızın bir saat güneşte kalabilir. |
| 3 - 5 | ORTA (MODERATE) | Bu değerler, düşük risk olasılığını işaret eder. İnsanlar 20 dakika zarar görmeksizin güneşe maruz kalabilirler. Ancak geniş siperlikli şapka ve güneş gözlükleri takmaları önerilmektedir. |
| 6 - 7 | YÜKSEK (HIGH) | İndeksin bu değerleri orta şiddette ultraviyole radyasyonu temsil eder. Olağan cilde sahip insanlar 15 dakika kadar güneşte kalabilirler. Ancak şapka ve gözlük kullanımı şiddetle önerilir. Diğer taraftan, güneşe maruz kalacak olan burun ve kulaklar mutlaka korunmalı, dudaklara koruyucu kremler sürülmelidir. |
| 8 - 10 | ÇOK YÜKSEK (VERY HIGH) | Oldukça yüksek ultraviyole radyasyonu temsil eder. Ultraviyole radyasyona maruz kalarak, olası muhtemel zararlar için risk faktörü bu değerlerde fazladır. 10 dakikadan daha az bir süre güneşte kalınabilir. Şapka ve güneş gözlüğü gibi temel korunma araçlarının yanı sıra, dışarı çıkma zorunluluğu olan insanlar mutlaka gölgelerden yararlanmalı ve pantolon ile beraber uzun kollu giyecekler tercih edilmelidir. İndeksin bu değerlerinde her türlü açık hava sporlarından uzak durulmalıdır. |
| 11 + | AŞIRI (EXTREME) | İndeksin bu aralıktaki değerleri, ultraviyole radyasyonun canlılar üzerinde, olası en yüksek risklerini işaret etmektedir. Güneşte kalma süresi 5 dakika ile sınırlı olmalı ve mümkünse dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılmasının kaçınılmaz olduğu durumlarda ise, olabildiğince güneşten korunmalı ve bu amaç doğrultusunda önlemler alınmalıdır. |
Bu çalışma ile, Türkiye için 4 km yatay çözünürlükle çalışan MM5 Modelinin 48 saatlik tahminleri kullanılarak, belirlenen bir alan için çeşitli yüksekliklerdeki, Rüzgar Hızı, Rüzgar Gücü ve örnek bir türbinle üretilebilecek Elektrik Enerjisi Miktarı hesaplanmaktadır. Çalışmada kullanılan rüzgar tahminleri, bölgesel tahmin modeli tarafından üretildiği için topoğrafyaya olan duyarlılığı çok yüksek değildir.
1. 1. Belirlenen alan için MM5 modelinden 10, 36, 109 ve 182 m yükseklikler için 4 km çözünürlükte 48 saatlik rüzgar tahminleri alınmıştır.
2. 36 ve 109 m rüzgar hızları kullanılarak istenilen yükseklikteki rüzgar hızı aşağıdaki formül ile hesaplanmıştır. (Belirli bir yükseklikte ölçülmüş rüzgar hızı kullanarak, herhangi bir yükseklikteki rüzgar hızının hesaplanması. Adekoya, L. O. and Adewale, A. A. 1992. Wind energy potential of Nigeria, Renewable Energy, 2, 35-39.).
3. Rüzgar gücü aşağıdaki formül ile hesaplanmıştır.
4. Rüzgardan üretilecek elektrik enerjisi hesabı için, “RÜZGAR ENERJİSİ POTANSİYELİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK”te tanımlanan 65 m yüksekliğinde ve 1 MW gücündeki referans rüzgar türbini ile, 80 m yüksekliğindeki 2 MW ve 90 m yüksekliğindeki 3 MW’lık türbinlerin güç eğrileri kullanılmıştır.
| Rüzgar türbini anma gücü “rated power” | 1 MW |
|---|---|
| Türbinin devreye girdiği “Cut-in” rüzgar hızı | 3 m/s |
| Türbinin devreden çıktığı “Cut-out” rüzgar hız | 26 m/s |
| Anma gücündeki rüzgar hızı | 11 m/s |
| Kanat çapı | 64 m |
| Türbin göbek yüksekliği | 65 m |
| Rüzgar Hızı (m/s) | Güç (kW) | Rüzgar Hızı (m/s) | Güç (kW) | |
|---|---|---|---|---|
| 0 | 0 | 13 | 1000 | |
| 1 | 0 | 14 | 1000 | |
| 2 | 0 | 15 | 1000 | |
| 3 | 16 | 16 | 1000 | |
| 4 | 37 | 17 | 1000 | |
| 5 | 100 | 18 | 1000 | |
| 6 | 181 | 19 | 1000 | |
| 7 | 287 | 20 | 1000 | |
| 8 | 451 | 21 | 1000 | |
| 9 | 645 | 22 | 1000 | |
| 10 | 861 | 23 | 1000 | |
| 11 | 1000 | 24 | 1000 | |
| 12 | 1000 | 25 | 1000 | |
| 26 | 0 |
Aşağıda verilen dosya isimleri 3 bölümden oluşmaktadır.
YYY_HHHm_RR.dat
YYY Modelin çalıştığı bölge (MAR : Marmara, EGE: Ege, DAK: Doğu Akdeniz, ICA: İç Anadolu)
HHHm Verinin üretildiği yükseklik, m (yer seviyesinden itibaren)
RR Rüzgar parametresi
WS Rüzgar Hızı (m/s)
WPRüzgar Gücü (W/m2)
EP Rüzgar Enerjisi (kWsaat)
Data dosyasının formatı ise aşağıdaki gibidir.
Boylam Enlem Yükseklik Üretilme Saati Tahmin Saati( 1, 2, 3, ……………………, 23, 24
Tahmin saati GMT’ye göredir. (GMT, greenwichmeantime)
| Yükseklik | Rüzgar Hızı (m/s) | Rüzgar Gücü (W/m2) | Rüzgar Enerjisi (kWsaat) |
|---|---|---|---|
| 10 m | EGE_010m_WS.txt | EGE_010m_WP.txt | |
| 36 m | EGE_036m_WS.txt | EGE_036m_WP.txt | |
| 65 m | EGE_065m_WS.txt | EGE_065m_WP.txt | EGE_065m_EP.txt |
| 80 m | EGE_080m_WS.txt | EGE_080m_WP.txt | EGE_080m_EP.txt |
| 90 m | EGE_090m_WS.txt | EGE_090m_WP.txt | EGE_090m_EP.txt |
| 109 m | EGE_109m_WS.txt | EGE_109m_WP.txt | |
| 182 m | EGE_182m_WS.txt | EGE_182m_WP.txt |
Hava kirliliği deyimiyle, sanayi devriminden bu yana karşılaşmaktayız. Doğa veya insan kaynaklı salımlar sonucu, atmosferde bulunan kirleticilerin belirli seviyeleri aşması ve uygun meteorolojik koşullar altında canlı ve cansız varlıklar üzerinde olumsuz etkiler yapması olayına hava kirliliği ismi verilmektedir. Hava kirleticileri çok çeşitli olmakla beraber, kentsel hava kirliliği genellikle atmosferde bulunan kükürtdioksit (SO2) ve partikül madde (P.M.) konsantrasyonlarının ölçülmesiyle saptanmaktadır. Yer seviyesi ozonu, son dönemlerde özellikle gelişmiş ülkelerde kentsel hava kirliliği açısından takip edilen önemli parametrelerden biri olmuştur.
Kentlerde hava kirliliğine neden olan faktörler; kirleticilerin varlığı (yakıt kalitesi, endüstriyel gelişmişlik, nüfus, nüfus yoğunluğu vb.), topoğrafya ve coğrafik koşullar ile meteorolojik şartlardır (enverziyon, karışma yüksekliği, sıcaklık, rüzgar, nem, vb.). Meteorolojik koşulların en önemlisi ise Enverziyon (Sıcaklık Terselmesi) durumunun oluşmasıdır.
Sıcaklık, normal atmosfer koşulları içerisinde yerden itibaren yükseldikçe her 100 m’de 0.5 ile 1.0 °C arasında azalma eğilimi göstermektedir. Sıcaklığın yükseklikle azalacağı yerde artış göstermesi durumuna sıcaklık terselmesi (temperature of inversion) ya da sıcaklık enverziyonu denilmektedir.
Sıcaklık terselmesi yer seviyesinden itibaren meydana geliyorsa, bu duruma yer seviyesi enverziyonu, yerden daha yukarı seviyelerde meydana gelmesi durumuna ise yüksek seviye enverziyonu adı verilmektedir.
Sıcaklık terselmesinin görüldüğü durumlarda enverziyonun tabanı, yükselen hava hareketlerinin son bulduğu sınırdır. Enverziyon yerden itibaren veya yere çok yakın bir seviyeden başlaması durumunda, dikey hareketler yok denecek kadar az olacağından, su buharı ve atmosferik kirleticiler yükselemeyecek, yatay hava akımlarının da bu olaya bağlı olarak çok az olmasından dolayı yatay yönde de taşınma olmayacak ve sonuçta atmosferde kirletici konsantrasyonu artarak, hava kirliliği sorunu yaşanabilecektir.
Oluşan enverziyonun şiddeti, süresi, kalınlığı ve yerden yüksekliği yaşanan hava kirliliğinin yoğunluğunu doğrudan etkilemektedir.
Pek çok kentimizde özellikle kış aylarında yoğun olarak karşılaştığımız hava kirliliği insan sağlığı açısından önemli problemler yaratmakta ve hatta bazı durumlarda ölümlere bile neden olabilmektedir. Geçmiş yıllarda dünya üzerinde ölümlere neden olmuş bazı hava kirliliği olayları örnek olarak aşağıda verilmiştir.
Genel Müdürlüğümüzde yürütülen “Kentsel Hava Kirliliği Riski için Enverziyon Şiddeti Tahmini” çalışması ile il merkezleri ve bazı ilçe merkezlerinde, özellikle kış mevsiminde hava kirliliği yaşanma riskine yönelik olarak Enverziyon Şiddeti Tahmini yapılarak kamuoyuna duyurulması ve ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından gerekli önlemlerin alınmasının sağlanması amaçlanmıştır.
Kentlerimizde meydana gelen enverziyon olaylarının büyük çoğunluğu, havanın açık olduğu (bulutların olmadığı veya çok az olduğu) durumlarda, yer yüzeyinin hızla soğuması nedeniyle, gece ve sabah erken saatlerde oluşmaktadır. Bu nedenle meydana gelen enverziyon durumu, genellikle öğlen saatlerine doğru yer yüzeyinin ısınmasıyla birlikte ortadan kalkmaktadır.
Özellikle kuvvetli (şiddetli) enverziyonun beklendiği günlerde, sabah saatlerinde kötü kaliteli yakıt kullanılan yerleşim merkezlerinde kalorifer ve sobaların yakılmaması veya düşük kapasitede yakılması, endüstriyel ve trafik kaynaklı emisyonların azaltılması, oluşacak hava kirliliğinin yoğunluğunu düşürecektir. Böyle durumlarda mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması tavsiye edilmektedir.
Tahmin edilen Enverziyonun şiddet sınıflandırması aşağıda verilmiştir. Özellikle Kuvvetli Enverziyonun beklendiği günlerde, gerekli önlemler alınarak hava kirliliğinin alt düzeyde yaşanması veya hiç yaşanmaması sağlanabilir.
İlk olarak, Avrupa Orta Vadeli Tahminler Merkezinin (ECMWF) 3 günlük (72 saat) sayısal hava tahminlerinden, yer seviyesinden yukarıdaki ilk 1500 m için yüksek atmosfer verileri alınarak, tahmin yapılacak noktalar için dikey sıcaklık ve rüzgar profilleri hazırlanmaktadır. (Hava Kalitesinin Korunması Yönetmeliğinde belirtilen Kritik Meteorolojik Şartlar: 700 m’nin altında en az 2 °C sıcaklık artışı ve 12 saatlik rüzgar hızı ortalamasının 1,5 m/s’den daha düşük olması).
Enverziyon tahmini, ECMWF tarafından 12 GMT’de üretilmiş olan tahmin verisi ile, 00 GMT (t+12) saatinden itibaren 3’er saatlik periyotlar halinde, 3 günlük (72 saat) periyodu kapsamaktadır.
Enverziyon tahmini algoritması, dikey sıcaklık artışının yani enverziyon tabakasının varlığı ve miktarı, bu tabakanın yerden yüksekliği ve kalınlığı ile bu tabaka içindeki minimum rüzgar hızı dikkate alınarak hazırlanmıştır. Dikkate alınan tüm parametreler için sınır değerler belirlenmiş ve bu kapsamda puanlar hesaplanmıştır.
En şiddetli enverziyon 100 puan üzerinden değerlendirilerek, aşağıda verilen sınıflandırma yapılmıştır.
| Enverziyon şiddeti | Yok | Zayıf | Orta | Kuvvetli |
|---|---|---|---|---|
| (100 üzerinden) | 0-20 | 20-50 | 50-80 | 80-100 |
Tahmin edilen Enverziyon Şiddeti (R) aşağıdaki formül ile hesaplanmaktadır.
R = r1 + r2 +r3 + r4 + r5
Bu formülde;
R = Enverziyon şiddeti
r1 = Enverziyon tabakasının varlığı (maksimum 20 puan)
r2 = Sıcaklık farkı, dt (maksimum 35 puan)
r3 = Minimum rüzgar hızı, Vmin (maksimum 15 puan)
r4 = Enverziyonun yerden yüksekliği, h (maksimum 10 puan)
r5= Enverziyonun kalınlığı, d (maksimum 20 puan) olarak tanımlanmıştır.
Algoritma ile öncelikle, dikey sıcaklık profili incelenmektedir. Eğer bir üst tabakanın sıcaklığı, alttakinden daha yüksek ise, alt tabaka Enverziyon Başlangıç Noktası olarak alınarak, enverziyon üst sınırı belirlenene kadar bu kontrol devam etmektedir. Ust tabaka sıcaklığı alt tabakadan daha düşük bulunduğu zaman, bu noktanın bir altındaki seviye Enverziyonun Bitiş Noktası olarak belirlenmektedir.
Eğer kalınlığı 45 m’den daha fazla olan bir enverziyon tabakası bulunmuş ise, r1 değeri olarak 20 puan kayıt edilerek sonraki hesaplamalara geçilmekte, enverziyon yok ise veya enverziyon tabakasının kalınlığı 45 m’den daha az ise r1=0 puan kayıt edilerek, program sonlandırılmaktadır.
r2 Hesabı: Bulunan enverziyonun üst tabakası ile alt tabakası arası sıcaklık farkı alınarak, aşağıda verilen sınıflandırmaya göre puanlandırılmaktadır.
r3 Hesabı: Enverziyonun bulunduğu seviyelerdeki rüzgar hızlarından minimum rüzgar hızı bulunarak (Vmin), aşağıda verilen sınıflandırmaya göre puanlandırılmaktadır.
r4 Hesabı: Enverziyonun yerden yüksekliği (h) hesaplanarak, aşağıda verilen sınıflandırmaya göre puanlandırılmaktadır.
r5 Hesabı: Enverziyonun kalınlığı (d) hesaplanarak, aşağıda verilen sınıflandırmaya göre puanlandırılmaktadır.
7 Şubat 2012, Salı, 08:22 TSi | 7 Şubat 2012, Salı, 06:22 UTC Görüş, Öneri ve Hata Bildirme Formu
Ana Sayfa | Gayemiz | Reklam | Yasal Uyarı | Web Erişim Bilgileri | Sitemize Link Vermek İçin | Çocuklar İçin | Görsel Ürün | Web e-posta
©MGM, Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 1998-2012
Kütükçü Alibey Caddesi No:4 06120 Kalaba, Keçiören/ANKARA TEL:+90 312 359 75 45 FAKS:+90 312 360 25 51